Engelli Ve Özürlü Ne Demek ?

Sessiz

New member
Engelli ve Özürlü Ne Demek?

Engellilik ve özürlülük, toplumda sıklıkla karşılaşılan, ancak sıklıkla karıştırılan terimlerdir. Her iki kavram da, bireylerin fiziksel, zihinsel ya da duygusal olarak toplumsal hayatı sürdürmede zorluklarla karşılaştığı durumları tanımlamak için kullanılır. Ancak, bu iki terimin anlamları arasında bazı farklılıklar bulunmaktadır. Bu makalede, engelli ve özürlü terimlerinin tanımları, aralarındaki farklar ve toplumsal anlamları ele alınacaktır.

Engelli Nedir?

Engellilik, bireylerin bir veya birden fazla fiziksel, zihinsel, duygusal ya da duyusal işlevselliğinin kaybı veya kısıtlanması durumudur. Engelli bireyler, toplumun çoğunluğuna kıyasla günlük yaşam aktivitelerini yerine getirmede çeşitli zorluklar yaşayabilirler. Bu zorluklar, doğuştan gelen bir durum olabileceği gibi, bir kaza veya hastalık sonucu da gelişebilir.

Engellilik durumu, genellikle aşağıdaki başlıklarda sınıflandırılır:

- Fiziksel Engellilik: Hareket kabiliyetinin sınırlanması veya kaybı, örneğin felç, amputasyon, kas hastalıkları.

- Zihinsel Engellilik: Bireyin düşünme, öğrenme ve karar verme yeteneklerinde azalma; örneğin, otizm, down sendromu, öğrenme güçlükleri.

- Duyusal Engellilik: Görme veya işitme kaybı gibi duyusal yeteneklerin kaybı.

- Psikolojik Engellilik: Zihinsel sağlık sorunları, örneğin depresyon, anksiyete bozuklukları veya şizofreni.

Engelli bireylerin yaşadığı güçlükler, toplumun desteğiyle aşılabilir ve yaşam kaliteleri önemli ölçüde iyileştirilebilir. Bu nedenle engellilik, yalnızca bireysel bir durum değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur.

Özürlü Nedir?

Özürlü kelimesi, genellikle "engelli" ile eşanlamlı kullanılsa da, her iki terim arasında bazı dilsel ve kültürel farklar bulunmaktadır. "Özürlü", genellikle kişinin bir eksikliğe sahip olduğu ve bu nedenle "normal" toplumda tam anlamıyla işlev göremediği anlamına gelir. Ancak, "özürlü" kelimesinin tarihsel olarak biraz daha olumsuz bir çağrışımı vardır ve günümüzde bazı çevrelerde bu terim, engelli bireyler tarafından hoş karşılanmayabiliyor. Bu nedenle, "özürlü" kelimesinin yerine "engelli" teriminin kullanılması daha yaygın hale gelmiştir.

Ancak "özürlü" kelimesi, yine de çeşitli toplumsal bağlamlarda kullanılmakta ve genellikle engelli bireyleri tanımlamak için yaygın bir terim olarak karşımıza çıkmaktadır.

Engelli ve Özürlü Arasındaki Farklar

Engelli ve özürlü terimleri arasındaki farklar, genellikle dilsel ve toplumsal anlamlardan kaynaklanır. "Engelli" kelimesi, genellikle daha nötr bir dil kullanılarak, bireyin yaşadığı zorluklara dikkat çeker. Bu kavram, engelli bireylerin toplumsal entegrasyonunu ve eşit haklarını vurgular. Engelli kelimesi, daha çok bireyin potansiyelinin kısıtlanmasına odaklanır, ancak bu durumun aşılabileceğini ve engelli bireylerin destekle daha bağımsız bir yaşam sürdürebileceğini ima eder.

"Özürlü" kelimesi ise, kimi zaman daha eski bir dilsel anlayışı yansıtarak, engelli bireyi eksik veya kusurlu bir şekilde tanımlar. Bu terim, bireyin toplumsal hayatta işlevselliği eksik olduğu için, bazen olumsuz bir yargı içerir. Ayrıca, özürlü terimi, engelli bireylerin tam anlamıyla toplumla uyum içinde yaşayamama durumunu çağrıştırabilir.

Günümüzde, engelli bireylerin toplumsal hakları ve fırsatları açısından daha duyarlı ve empatik bir dil kullanımı benimsenmektedir. Bu da, "özürlü" yerine "engelli" teriminin tercih edilmesinin sebeplerindendir.

Engelli Bireylerin Toplumsal Konumu ve Hakları

Engelli bireylerin toplumsal konumu, tarihsel olarak maruz kaldıkları ayrımcılık ve dışlanma ile şekillenmiştir. Ancak son yıllarda, engelli bireylerin haklarının savunulması ve sosyal entegrasyonlarına dair önemli adımlar atılmaktadır. Birçok ülkede, engelli bireylerin eğitime, sağlık hizmetlerine ve istihdama eşit erişim hakkı tanınmaktadır.

Engelli Bireylerin Eğitim Hakkı

Engelli bireylerin eğitim hakkı, modern toplumlarda temel bir hak olarak kabul edilmektedir. Birçok ülke, engelli çocukların genel okullarda eğitilmesini teşvik ederken, özel eğitim okulları da belirli ihtiyaçlar için önemli bir alternatif oluşturur. Eğitim, engelli bireylerin toplumsal yaşamda daha bağımsız bir şekilde yer alabilmesi için kritik öneme sahiptir.

Engelli Bireylerin İş Hayatındaki Yeri

Engelli bireylerin iş gücüne katılımı, toplumda onları dışlamadan entegre etmenin bir başka önemli boyutudur. İş yerlerinde engelli bireylerin uygun koşullarda çalışabilmesi için düzenlemeler yapılmalı ve iş gücü piyasasında eşit fırsatlar sunulmalıdır. Engelli bireylerin çalışma hayatındaki başarısı, toplumsal farkındalık ve destek ile doğrudan ilişkilidir.

Engelli Bireylere Yönelik Sosyal Hizmetler

Sosyal hizmetler, engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımını kolaylaştıran ve yaşam kalitelerini artıran önemli bir faktördür. Engelli bireyler için özel olarak sunulan rehabilitasyon hizmetleri, psikolojik destek, ulaşılabilirlik düzenlemeleri ve devlet destekleri, engelli bireylerin bağımsız bir yaşam sürdürebilmesine olanak sağlar.

Engelli ve Özürlü Bireylere Duyarlılık ve Toplumsal Sorumluluk

Toplumlar, engelli bireylerin hayatlarını kolaylaştıracak çözümler üretme noktasında giderek daha fazla duyarlılık göstermektedir. Engelli bireylerin toplumsal entegrasyonu, sadece bireysel bir çaba değil, aynı zamanda bir toplumsal sorumluluktur. Engelli bireylere yönelik farkındalık yaratmak, engelli bireylerin ihtiyaçlarına duyarlı bir toplum oluşturmak için kritik öneme sahiptir.

Sonuç olarak, engelli ve özürlü kavramları, toplumların bireylere yaklaşımını ve onların haklarına duyarlılığını yansıtan önemli terimlerdir. Bu terimlerin doğru kullanımı ve engelli bireylere yönelik olumlu bir tutum, toplumsal entegrasyonlarının artırılmasında büyük rol oynamaktadır.